English
işbirliği ile

GELİŞEN KENTLER ZİRVESİ

1–3 Kasım 2010 – Dedeman Otel, KONYA

 
desteğiyle

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

“Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır.” Büyük mütefekkir Mevlana Celaleddin-i Rumi bugün dünyanın hemen her köşesinde insanlığa tutmuş olduğu aynayla onlara önderlik etmektedir. Belh’de başlayan ve Konya’da nihayet bulan yolculuk, büyük gönül adamı ve sanatkarı Mevlana’yı Konya’ya armağan etmiştir. Mevlana felsefesi ile barış, huzur ve hoşgörü kenti halini almıştır Konya. Beşeriyete manevi bir ışık tutan Mevlana, insan olmanın içinde barındırdığı eşsiz ve engin hoşgörüyü hayatının mi- henk taşı yapmıştır.Bu nedenledir ki: bazen bir umutla, bazen bir özlem ile, bazen de aşk ile bizleri kendimizi aramaya yönelten Hazreti Mevlana’nın sevgiden, hoşgörüden, barıştan, umuttan yana tavrına bugün tüm dünyanın ihtiyacı var. “Konya, Mevlanasız; Mevlana, Konyasız düşünülemez.” Her yıl binlerce insanın akın akın ziyaret için geldiği ve ülkemizin inanç turizmi bakımından en önemli mekanı Mevlana Dergahı’ndan huzura, barışa, kardeşliğe ve hoş- görüye olan çağrı yerli, yabancı binlerce insanı etkilemekte ve bunun sonucu olarak her yıl yaklaşık 2 milyon insan Mevlana Müzesi’ni ziyaret etmektedir.



SEMA AYİNİ

İşitme ve dinleme anlamına gelen sema, tasavvufta güzel sesle okunan Kur’an’ı ve dini konularla ilgili şiirleri dinleme anlamına gelir. İlk sufilerden itibaren güzel sesle Kur’an ve teması din olan şiirlerin okunmasına, bu tarzda okunan Kur’an-ı Kerim’i ve bu nitelikteki şiirleri dinlemeye büyük önem verilmiştir. Ölçülü ve ahenkli sesleri genellikle ölçülü ve ahenkli hareketler izler. Bu nitelikteki hareketlere devr, deveran, hareket, raks ve sema gibi isimler verilmiştir. Sema hem işitme ve dinleme hem de dinlenen ahenkli ve hoş sadanın tesiriyle hareket ve raks etme anlamında kullanılmıştır. Genellikle dervişler döne döne raks ettiklerinden de sema’ya devir ve deveran (dönmek) da denilmiştir. Semanın icra edildiği yere ise Semahane denilir.

Mevlevi mukabelesi olarak da bilinen Mevlevi seması şiir, musiki, raks, edeb ve erkan gibi bir çok estetik sanat unsurlarını içerir. Bunlar ruhu şaha kaldırıp yüceltmek ve böylece Hakka yaklaşmak için önemli ve vazgeçilmez vasıtalar olarak kullanılır. Bu anlayışın neticesinde Mevlevilikte zengin bir edebiyat, musiki adab ve erkan kültürü oluşmuştur. Bu kültür yüksek zümrenin hem estetik zevki, hem de manevi hayatı bakımından büyük önem taşır.

Mevlevi Sema Ayini, musikisinden kıyafetine kadar her alanda pek çok sembolleri taşır. Benliğinden ölü olan Mevlevi dervişinin başındaki sikkesi mezar taşı, giydiği tennuresi kefeni, sırtındaki hırkası kabridir. Semahane kainattır; sağ tarafı görünen ve bilinen madde alemi, sol taraf mana alemidir. Posttan sağa doğru hareket, yücelikten düşüklüğe gidiş (ulviden süfliye) hatt-ı istivanın sonundan posta doğru hareket düşüklükten yüceliğe varıştır ki, "seyr-i sülük" denen manevi olgunluğa erişme yolculuğunu anlatır. Kudümün ilk vuruşu "Ol" emrinin, anlatımıdır. Ney, "İnsan-ı kamil"dir. Ney'in üflenmesi, İsrafil'in "Sur"u üflemesidir. Kalkarken yere el vurmak hem "Ol"manın, hem Sur'u işitince kabirden kalkmanın sembolüdür. Sultan Veled Devrindeki üç tur, "İlm-el yakin, ayne'l yakin, hakke'l yakın" denen bilme, görme ve olma mertebele¬rine işarettir.

Tecelli rengi olan kırmızı renkli post üstündeki Şeyh Hz. Mevlana'yı temsil eder. Hakikate varan yolu o bilir; ve bunun için hakikate varan en kısa yolu temsil eden hatt-ı istiva'ya yalnızca o basabilir. Sur'un üflenmesiyle kabirlerinden canlanarak kalkanların şaşkın şaşkın nereye gideceklerini aramak yerine, insan-ı kamilin peşine takılıp, onun gittiği yoldan adımlarını onun gibi ata¬rak kurtuluşa eren yolu bulmayı Sultan Veled Devrindeki yürüyüş temsil eder. Sema dört selamlıdır: 1. selam, insanın bilgiyle hakikate doğarak, yüce yaratanını ve kendi kulluğunu idrakidir. 2. selam, insanın yaratılışındaki nizamı, azameti müşahede ederek, Allah’ın kudreti karşısında hayranlık duymasıdır. 3. selam, insanın hayranlık ve minnet duygusunun “aşk”a dönüşmesiyle, aklın aşk’a kurban oluşudur. Bu tam teslimiyettir. Allah’a vuslattır. 4. selam ise insanın manevi yolculuğunu tamamlayıp, kaderine razı olarak, yaratılıştaki vazifesine, kulluğuna dönüşür. Ve sonunda:

"Bütün mana mertebelerini bilsen de, ulaşsan da, asla kulluktan vazgeçme, en yüce makam ve mertebe kulluktur, fakat bilenle bilmeyen bir değildir." denilir.
13’üncü yüzyılda ortaya çıkmış, zaman içinde gelişip şekillenerek, Türk tarihinin ve kültürünün önemli bir parçası haline gelmiş olan Mevleviliğe bağlı kültürün ve özellikle Sema töreninin korunarak yaşatılmasının yolu, bu geleneğin teknik ve içsel mükemmelliğini ve orijinalliğini bozmadan gelecek nesillere aktarılması ve tanıtılmasıdır. Bu nedenle kültürel mirasımızın zenginliklerinden biri olan Mevlevilik kültürü ve Sema törenleri UNESCO tarafından korunması gereken dünya kültür miras listesine alınmıştır. Ayrıca sema törenlerinin aslına uygun şekil ve ortamlarda yapılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu bir genelge bulunmaktadır. Konya Büyükşehir Belediyesi, Uluslararası Mevlana Kültür Merkezi’nde her hafta Cumartesi ücretsiz olarak düzenlediği sema törenleri ile aslına uygun sema ayininin tek mekânı olarak Konya’yı gündeme taşıyarak yerli ve yabancı turistlere bu önemli kültür hizmetini sunmaya devam etmektedir.