7. Gayrimenkul Zirvesi Sonuç Bildirgesi

 
 

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER), geleneksel olarak 2000 yılından beri düzenlediği zirvelerin yedincisini 25-26 Nisan 2007 tarihlerinde, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Urban Land Instute (ULI), National Assocation of Real Estate Investment Trusts (NAREIT) ve European Public Real Estate Association (EPRA)’ nın katkılarıyla Swissotel’ de gerçekleştirdi.

Zirve’de İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti ilan edilmesi nedeniyle, İstanbul’da Kentsel dönüşüm ve Yatırım Fırsatları, Gayrimenkul Finansmanı ve Küresel Sermaye, Uzun Vadeli Konut Finansman Yasasının neler getirdiği, Konut ve ikinci ev yatırımlarının durumu, Alış veriş merkezi yatırımları ile 3. Gayrimenkul Sektörü araştırma raporundaki “Gayrimenkul Sektörü ve İller için öngörüler 2015” başlıklı sunum ele alınarak tartışıldı.

Gayrimenkul sektöründe yaşanan sorunlar yukarıdaki başlıklarda ele alınarak irdelenmiş, ortaya çıkan tespitler ve bu tespitlere yönelik çözüm önerileri Ülkemizin gerek ekonomik ve gerekse sosyo-kültürel açıdan gelişmesine katkı sağlaması amacıyla işbu sonuç bildirgesinde aşağıdaki başlıklarda kamuoyu ile paylaşılmıştır. Buna göre ;

  • Ülkemizde geniş bir kitleye sahip olan dar ve orta gelirli kesim için Mortgage kanunu kolay ve çok ucuz ev edinme kanunu olarak algılanmaktadır. Oysa Mortgage piyasa ekonomisinde yer alan diğer finansal enstrümanlarından biridir. Kamuoyu’nun bu yönde bilinçlendirilmesi gerekir.
  • T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) gibi kamu kurumları; özellikle arsa temini ve gayrimenkul geliştirme konusundaki teşvikler, Türkiye genelinde uzun vadeli ülkesel, bölgesel ve yerel Gayrimenkul Politikaları gibi konularda daha etkin liderlik yapmalıdır. Bu politikalar oluşturulurken sivil toplum kuruluşları ve özel sektör de bu çalışmalara dahil edilmelidir.
  • Kamu fonlarının, Mortgage’a katılımını düzenleyen ve denetleyen  uygulamaların hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.
  • Gayrimenkul geliştirme sektörü üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Bunun için 150 m2’ nin altındaki konut üretimine yönelik;
    • Projelendirilmiş arsa satışlarında, Kamu’ya sağlanan % 1’ lik KDV avantajından özel sektör de yararlandırılmalıdır.
    • Bu satışlarda, gayrimenkul geliştirme şirketlerinin mükerrer tapu harcı ödemesinin önüne geçilmelidir.
    • Gerek Hasılat Paylaşım Sözleşmelerine ve gerekse müşterilerle yapılan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmelerine, damga vergisi istisnası getirilmelidir.
  • Mortgage’ın işleyişine yönelik beklenen tebliğ ve yönetmelikler en kısa sürede hayata geçirilmelidir.
  • Konut, Tüketici Yasası kapsamından çıkartılarak sağlıklı bir zeminde tartışılıp, Mortgage yasası ile paralellik sağlayacak düzenlemelerin de tamamlanması sonucu, ayrı bir başlık halinde yasalaştırılmalıdır.
  • Global sermayenin Türkiye’ye entegrasyonunda, yerli gayrimenkul yatırımcılarının genel stratejisinin belirlenmesi ve işbirliklerinin bu çerçevede yapılması gereklidir.
  • İmar Planı yapım, itiraz ve uygulama süreci gözden geçirilerek her planın iptal edilme riski ve kurumlar arasındaki yetki karmaşası ortadan kaldırılmalıdır.
  • Alışveriş Merkezi (AVM) yatırımlarının; detaylı analiz sonrasında, bölgesel planlar çerçevesinde yapılması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca karar noktasında ciddi mekansal ihtiyaç analizlerinin yapılması, sektörün ileride yaşaması muhtemel sorunlarının önüne geçecektir. Yine bu konudaki yasal düzenlemelerin de ivedilikle hazırlanarak hayata geçirilmesi gerekmektedir.
  • İkinci ev potansiyeli açısından, bu konuda çok büyük deneyimleri olan ülkelerin uygulamalarından yararlanılarak bir takım teşviklerin ve planlama yaklaşımlarının oluşturulması gereklidir. Bu teşvik ve yaklaşımların uygulanması sırasında da ciddi denetim mekanizmaları oluşturulmalı, piyasa regüle edilmelidir. Ayrıca Yabancıya mülk satışındaki bürokrasi azaltılmalı ve mevzuat esnekleştirilmelidir.
  • Ülkemizde KENT KİMLİĞİ kavramı özenle ele alınmalı ve uygulamalarda bu disiplinden uzaklaşılmamalıdır. Tarihi dokunun KENT KİMLİĞİ oluşumundaki önemi göz ardı edilmemelidir. Ayrıca kentsel dönüşüm sürecinde İMAR HAKLARININ MENKULLEŞTİRİLMESİ uygulamasının hayata geçirilmesi de son derece önemlidir. Menkulleştirme uygulamaları şeffaf, güvenilir ve politik kaygılardan uzak olmalıdır.
  • Altyapı projelerinin kamu-özel sektör işbirliği ile gerçekleştirilmesi, gerçekleştirilen bu projelerin de menkulleştirilmesi, ucuz ve uzun vadeli fon kaynaklarının temini yönünden son derece önemlidir. Bu sonuç, risklerin paylaşılmasını ve fonlama maliyetlerinin azalmasını sağlayacak, beraberinde şeffaflık ve verimlilik getirerek kamu üzerindeki yükü azaltırken, aynı zamanda da istihdamı artıracaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

GYODER YÖNETİM KURULU